Yine tek tanrıya inananlar ile paganlara tapınıp şeytanı tanrılaştıranların mücadelesi yaşadıklarımız. Yine zayıfların güçlüler karşısında boyun eğdiği eskinin dünyasının kaosunu izliyoruz. De ja vu gibi olduk.
Tam da böyle her yeri ve herkesi karanlık gördüğüm zamanlarda kendi kendime yaptığım klasik arınma ritüelim vardı bugün.
Aydınlık bulduğum KüçükAyasofya Camii içinde ki fakir bir vakfa gittim sabahın erken saatinde. Arabama her İstanbullu ya nasip olmayacak kadar güzel de bir park yeri buldum ya... Hemen huzur içinde kendimi ruhuma oldum olası iyi gelen sokağa bıraktım... Hoca Ahmed Yesevi Vakfı' nda sevgli Vera Ertuğrul' u dinlemeye gittiğim de Cahit Dak, Ahmet Çakar ,Aytaç Taşyürek , Necdet Ertuğrul gibi dostlarla selamlaşarak
güne başladım.
Sevgili Vera Ertuğrul, Hristiyan Türkler arasında yer alan Gagavuz Özerk Cumhuriyeti' nin Hoca Ahmed Yesevi Vakfı' nda kötü günler geçirdiğini anlattı. Romanya ile birleşip Avrupa Birliği'ne dahil olmak isteyen Moldavya'nın ana dilleri Türkçe'ye müdahalesini, parlementosunu çalışmaz hale getirdiğini, seçilmiş başkanlarını hapse attığını, verglerini topladığını ancak otonom cumhuriyete yatırım yapmadığını, kendi hukuk sistemine dahil ettiğini anlattı.
Sonuçta Hristiyan Türk grubunun en bilinenleri Gagavuzlar şimdilik serçe ürkekliğinde Moldavya' ya karşı direniyorlar. Ancak bir gece bu fakir ve kimsesizliklerini fırsat bilen Avrupa Birliği tarafından özerklikleri de ellerinden alınıp, Romanya vatandaşı olurlarsa şaşırmayalım. Ya da Moldavya' nın sınırları aşma girişimi Rusya tarafından topla tüfekle karşılanırsa da şaşırmayalım.
Gagavuzların, özerkleşmelerini ve topraklarını kazanmalarını sağlayan Türkiye ise dün olduğu gibi bugün de yardım istedikleri tek ülke.
Sonuç mu?
Aydınlanmak için gittiğim Sultanahmet Çatladıkapı 'dan çıkıp, Gagavuzları da Türk Dünyasının garibanlığını da arkamda bıraktım. Hatta zalim Dünya ahvalini unutup, herseyle ve herkesle maytap geçmek için Vadiİstanbul'a attım kendimi... Elbette ekürüm Ayten Alkaşı ile. Artık favorim ne İstinye Park ne de Zorlu... Zaten oldum olası Zorlu' yu sevmedim. Vadi ışıltısı ve sakinliğiyle elbette ki yeniliğiyle sizi bilmem ama benim ruhuma iyi geliyor....
Ve bir Pazar günü daha benim ömrümden böyle geçti gitti....

