16675,83%-3,15
43,75% -0,01
51,59% 0,00
7021,05% 0,11
11672,32% 0,25
Stres, beynin bir durumu tehdit olarak algılamasıyla ortaya çıkan ve hem zihni hem de bedeni etkileyen doğal bir uyarılma hâlidir. Tehlike anında vücut, hayatta kalmak için kasları kasar, kaçmaya ya da savaşmaya hazırlanır. Bu refleks doğada koruyucu bir işlev görürken, modern yaşamda çoğu zaman gereksiz bir gerginliğe yol açar.
Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Psikolog Dr. Ezgi Dokuzlu Tezel, stresin günlük hayatta farklı şekillerde ortaya çıktığını belirterek şunları söylüyor: “Günlük yaşamda stres kaynaklarına karşı genellikle fiziksel bir tepki veremeyiz. Kısa süreli stres durumlarında, tehlike geçince parasempatik sistem devreye girer ve kaslar gevşer. Ancak stres uzadığında bu denge bozulur. Kaslar gevşeme sinyali alamaz, kas liflerinde mikro kasılmalar kalıcı hâle gelir. Bunun sonucunda laktik asit ve metabolik atıklar birikir; ağrı, sertlik ve yorgunluk hissi ortaya çıkar.”
Uzun süreli stres yalnızca kaslarda değil, bağışıklık sistemi, sindirim sistemi ve uyku düzeni üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilir. Sürekli tetikte olma hâli, vücudu yıpratarak kronik yorgunluk, baş ağrısı, mide problemleri ve uyku bozuklukları gibi şikâyetlere zemin hazırlar. Bu nedenle stresin fark edilmesi ve yönetilmesi, hem ruhsal hem de fiziksel sağlığın korunması açısından büyük önem taşır.
Uzmanlar, stresle başa çıkmak için düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, yeterli uyku ve nefes egzersizleri gibi yöntemlerin etkili olabileceğini vurguluyor. Ayrıca sosyal destek almak, hobilerle ilgilenmek ve gerektiğinde profesyonel yardım aramak da stresin bedende ve zihinde yarattığı yükü hafifletmeye yardımcı olur.