14915,65%1,02
43,12% 0,21
50,20% -0,08
6245,46% 0,83
10147,72% 0,77
“Gazetecisiz gazetecilik olmaz”
Basın İlan Kurumu’nun (BİK), 65. kuruluş yılı ve 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında İstanbul’da düzenlediği “Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler” panelinde, haberciliğin geleceği masaya yatırıldı. Grand Cevahir Hotel’de gerçekleştirilen etkinlik, akademi, kamu ve medya dünyasından geniş katılımla yapıldı.
Panelin açılışında konuşan BİK Genel Müdürü Abdülkadir Çay, yapay zekânın habercilikte önemli bir araç olduğunu ancak gazetecinin yerini alamayacağını vurgulayarak, “Yapay zekâ ne kadar gelişirse gelişsin, gazetecisiz gazetecilik olmaz” dedi. Çay, BİK’in dijital dönüşüm sürecine de değinerek, 2025 yılında basına sağlanan kamu desteğinin 6 milyar TL’yi aştığını, ilan.gov.tr’nin yıllık 95 milyon görüntülemeye ulaştığını açıkladı.
Dijitalleşmenin sunduğu imkânların yanı sıra risklerine de dikkat çeken Çay, yanlış ve düşük kaliteli içeriklerin gazetecilik etiğini tehdit ettiğini belirterek “dijital vicdan” kavramının önemine işaret etti. Gazeteciliği “bir hakikat mücadelesi” olarak tanımlayan Çay, hayatını kaybeden gazetecileri anarak, mesleğin evrensel sorumluluğuna vurgu yaptı.
Panelin açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran ise yapay zekânın gazetecilikte bir özne olamayacağını belirtti. Duran, “Kamu yararı, her zaman algoritmaların önünde olmalıdır” diyerek doğrulama, etik ve medya okuryazarlığının altını çizdi. Dijital egemenliğin milli egemenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Duran, gazetecilerin dijital dünyada daha donanımlı olması gerektiğini söyledi.
İki oturum halinde gerçekleştirilen panelde; haber odalarının dönüşümü, yapay zekânın haber üretimindeki rolü, etik ilkeler, doğrulama süreçleri ve basının ekonomik sürdürülebilirliği ele alındı. Akademisyenler ve medya temsilcileri, dijital çağda gazeteciliğin insan merkezli yaklaşımını koruması gerektiği konusunda ortak görüş bildirdi.
Panel, dijital teknolojilerle dönüşen habercilikte insan faktörünün, etik duruşun ve güvenilir bilginin her zamankinden daha önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu.





