Bugün Cağaloğlu'nun toplantı trafiği ve iş yoğunluğu, kahvaltı yapmaya bile fırsat tanımamıştı. Açlığın ve yorgunluğun üzerine binen stresle Eminönü'nün kalabalığına karıştığımızda, karşımıza çıkan o kapı aslında bir lezzet yolculuğuna açılıyordu: Kahvaltıcı Faruk Usta.
Tarihin Gölgesinde Bir Lezzet Durağı: Faruk Usta ile Hayatın Tadına Varmak
İstanbul'un kalbi, Cağaloğlu'nun o yokuşlu toplantı ve İstanbul trafiği kaybolmuştuk bugün. Şehrin koşturmacası, en temel ihtiyacımız olan kahvaltıyı bile bize unutturmuş; zaman, akıp giden bir sel gibi bizi yorgun düşürmüştü. Ancak Cağaloğlu'ndan çıkıp Eminönü'nün o tarih kokan dar sokaklarına kendimizi bıraktığımızda, kaderin bizim için hazırladığı o zarif sürprizden habersizdik.
Eminönü'nde Bir Ayrıcalık: Zamana Karşı Duran Mekân
Eminönü, sadece bir semt değil; Bizans'tan Osmanlı'ya, her taşında ayrı bir hikâye barındıran devasa bir müzedir. Bu devasa müzenin tam ortasında, modern dünyanın hızına inat duran bir kapı belirdi önümüzde: Kahvaltıcı Faruk Usta. İçeriye adım attığımız an, sanki o gürültülü metropol dışarıda kalmış, yerini huzurlu ve mistik bir görüntüye bırakmıştı.
Mekânın otantik dokusu, ahşabın sıcaklığı ve etrafı saran o tarihi hava, bize "doğru yerdesiniz" diyordu. Eminönü gibi dünyanın gözbebeği bir noktada, kalabalıktan sıyrılıp böylesine huzurlu bir köşede oturmak, bugünlerde bir lüks değil, gerçek bir ayrıcalıktı.
Faruk Usta: Bir Ustanın Ötesinde, Bir Gönül İnsanı
Masamıza gelen kahvaltının çeşitliliği, Anadolu'nun bereketini masaya taşırken; asıl zenginliğin tabaklarda değil, insan ruhunda olduğunu anladık. İşletmenin ruhu olan Faruk Kum (Usta), bizi sadece bir müşteri gibi değil, uzun zamandır beklediği bir misafiri gibi ağırladı.
O meşhur Seyhan çayını kendi elleriyle tazelerken, çayın buharına karışan o doyumsuz sohbeti günün tüm stresini bir çırpıda sildi. Faruk Usta'nın içten ilgisi, o demli çayın sıcaklığıyla birleşince, sadece karnımız değil, ruhumuz da doydu. Bir ustanın elinden çıkan lezzet kadar, bir dostun dilinden dökülen kelamın da ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırladık.
"Eminönü'nün o bin yıllık dokusunda, Faruk Usta'nın nezaketine ve Seyhan çayının tadına sığındık. Bu kapıdan bir kez giren, bir daha yabancı kalamaz."
Bir Söz: Mutlaka Tekrar Geleceğiz
Günün başında açlık ve yorgunlukla başlayan yolculuğumuz, Faruk Usta'nın o büyülü mekanında bir huzur senfonisine dönüştü. Tarihi yarımadanın o kadim ruhunu iliklerimize kadar hissederken, kendimize bir söz verdik: Bu lezzet, bu dostluk ve bu mistik atmosfer için mutlaka tekrar geleceğiz.
Hasırcılar Caddesi ,No:38/C Hasırcılar caddesi Kalçık Sokak No 8/e, İstanbul 34110 Türkiye
Ayten Alkaşı/Balkan Birikim


