Bugun...



İthal ürünlü ‘Çiftçiler Günü’

Tarih: 14-05-2019 18:59:25 + -


CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, iktidarın Türkiye tarımındaki yapısal sorunları görmezden gelmesi sonucu 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü'nde Türk tarımının çöktüğünü söyledi… Saadet Partisi Edirne İl Teşkilatı Tarım ve Hayvancılık Komisyon Başkanı Mansur İriş, “Mısır'dan kuru soğan, Suriye'den patates almakla 'Çiftçiler günü' kutlanmaz” dedi…


İthal ürünlü ‘Çiftçiler Günü’

CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, iktidarın Türkiye tarımındaki yapısal sorunları görmezden gelmesi sonucu 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü'nde Türk tarımının çöktüğünü söyledi. Saadet Partisi Edirne İl Teşkilatı Tarım ve Hayvancılık Komisyon Başkanı Mansur İriş,  “Mısır'dan kuru soğan, Suriye'den patates almakla 'Çiftçiler günü' kutlanmaz” dedi
Milletvekili Gaytancıoğlu, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye coğrafyasının tropikal ürünler dışında her türlü tarımsal ürünün yetiştirilmesine müsait olduğuna dikkat çekerek, bunun yanında coğrafyasının Dünyanın tarımsal üretim yapmaya en elverişli tarım topraklarına sahip olduğunu söyledi. “Ürün çeşitliliği bakımından birçok tarımsal ürünün gen bankası Anadolu ve Trakya topraklarıdır” diyen Gaytancıoğlu, “Türkiye bu tarımsal potansiyeline rağmen maalesef AKP'li yıllarda bir türlü bu avantajını kullanamamış, ihracatçı bir konumdan ithalatçı bir konuma gelmiştir” dedi. Gaytancıoğlu açıklamasında şunlara yer verdi:
“AKP'li yıllarda çiftçilere verilen destekler azalmış, gıda enflasyonu oluyor bahanesiyle çözüm sürekli ithalatta aranmış, ürün piyasalarında Devletin ağırlığı hissedilmemiş, başta mazot, gübre ve yem olmak üzere girdi fiyatları enflasyonun çok çok üzerinde artmış, buna karşılık ürün fiyatları sürekli yerinde saymıştır. Çiftçiler üretim yapmak için ciddi anlamda borçlanmışlardır.  Kısacası AKP'li yıllarda çiftçi adeta unutulmuştur.
Tarım Kanunu çerçevesinde çiftçilerimize ödenmesi gereken GSMH'nın yüzde 1'i oranındaki ödemenin yasalara uyulmayarak eksik yapıldığı AKP'nin yıllarca çiftçiye yasa ile vermesi gerektiği desteği vermediği bilinen bir gerçektir. Hatta yasanın yürürlüğe girdiği tarihten bugüne eksik yapılan 154 milyar TL'lik ödemenin çiftçilere ödenmemesi sonucu çiftçimiz ciddi anlamda borçlanmıştır. Birçok çiftçimiz tarımsal üretimi terk ederek köyden kente göç etmek durumunda kalmıştır.
Türkiye kendi topraklarında yetişen ürünleri ithal etmemeli, kendi çiftçisi dururken başka ülkelerin çiftçilerini zengin etmemelidir. Sadece 6 ürün üzerinden bir örnek verebiliriz. Bu 6 ürün bizim topraklarımızda rahatlıkla yetişiyor ama biz kendi çiftçimize “sen bunu yetiştir” diye destek vermiyoruz. Başka ülkelerin çiftçilerinden satın alıyoruz. Yani başka ülkelerin çiftçilerini destekliyoruz. Pekiyi neymiş bu 6 ürüne 2018'de ödenen bedel tam 3 milyar 362 milyon dolar. Yani Türk parasıyla 16 milyar 818 milyon TL. Yani 2018'de çiftçilerimize ödenen 14.5 milyar TL desteklemeden yaklaşık 2.3 milyar TL fazla bir para Rus, Kanada, Arjantin, Ukrayna, Brezilya çiftçisine ödenmiş. Başka bir açıdan bakarsak 2019'da tüm çiftçilerimize ödenecek 16.1 milyar TL olan destekten neredeyse 1 milyar TL fazla. Yazık, çok yazık.
YAPISAL SORUNLAR
AKP; Türkiye tarımındaki yapısal sorunları görmezden gelmiştir. Nedir yapısal sorunlar? 
Londra'daki bankalara 170 milyar dolar faiz ödenirken, çiftçinin tarlasına su götürülmemesi, suyun çiftçilere çok yüksek fiyatlarla satılması yapısal bir sorundur.
Buğday, arpa, soya, ayçiçeği, tütün, mısır gibi üretimi artmamışken ve bunlar için milyarca dolar döviz yurtdışındaki çiftçilere ödenirken, Türkiye'de ekilmeyen 2 Trakya büyüklüğündeki araziye ürün ektirilmemesi yapısal bir sorundur.
Taşımalı sistemle 17 bin köy okulu kapatılırken öğrencilerin ve çiftçilerin genel eğitim ve tarım eğitiminden yararlandırılmaması yapısal bir sorundur.
Birçok ziraat mühendisi, veteriner hekim istihdamı gerekirken çiftçilerin bilgiyi tohum, gübre ve ilaç satıcılarından alması, yine birçok gıda mühendisi işsiz iken gıda denetimlerinin yapılmaması yapısal bir sorundur.
TMO, ÇAYKUR, Et ve Süt Kurumu, gibi tarımsal KİT'lere piyasa müdahalesinde etkin görev verilmemesi, TEKEL, TÜRKŞEKER gibi tarımsal KİT'lerin adeta peşkeş çekilerek özelleştirilip yandaşlara verilmesi, FİSKOBİRLİK, TARİŞ, ÇUKOBİRLİK vb. tarım satış kooperatifi birliklerinin işlevsiz hale getirilmesi ve piyasanın tamamen özel sektöre ve ithalatçılara bırakılması yapısal bir sorundur.
Çiftçinin tarlasında domates 2 lira iken, marketlerde 6-7 lira olması, mandalinanın dalında 1 TL iken kuruş, markette 4 lira olmasını önleyemeyen, Türkiye'ye patates ve soğan krizleri yaşatan, çiftçiyi üretim ve pazarlama konusunda görmezden gelip, kooperatif ve birliklerin etkin olmamasını sağlamak yapısal bir sorundur.  
Yukarıda sayılan tüm sorunları çözmek, üreticiyi yok sayan AKP zihniyeti ile mümkün değildir. AKP'nin tek yaptığı, 1 milyar liradan aldığı çiftçi borcunu 110 milyara çıkararak çiftçiyi borç batağına sokup, üreticinin Tarım Kanunu ile hak ettiği desteğin yarısını vererek, çiftçiyi köyden kente göç ettirmek ve gıda ihtiyacını ithalatla karşılayarak yandaşların cebini doldurmaktır.  
Yukarıda sayılan tüm sorunları çözmek Atatürk'ün 'Köylü Milletin Efendisidir' sözünü kendisine her zaman örnek almış CHP iktidarı ile mümkün olacaktır. CHP iktidarında üretimi planlayan bir Tarım Bakanlığı ile Türkiye ithalatçı bir ülke olmaktan çıkıp yeniden üretici bir ülke olacak, köylümüz ise yeniden efendi haline getirilecektir.   
Çözüm CHP iktidarındadır. Yağlı tohumlar, kırmızı et ve canlı hayvan, yem hammaddesi başta olmak üzere milyarlarca dolar ödeyerek ithal ettiğimiz tarım ürünlerini kendi ülkemizde üretebilecek potansiyelimiz vardır. Bu potansiyel üretimi planlayarak, üreticiyi destekleyerek harekete geçirildiğinde tarımda küçülme değil, büyümede rekorlar kırabilir. Üreten ve hakça bölüşen BİR Türkiye'yi ancak CHP iktidarında yaratabiliriz.”

İthal ürünlü ‘Çiftçiler Günü’

Saadet Partisi Edirne İl Teşkilatı Tarım ve Hayvancılık Komisyon Başkanı Mansur İriş, 14 Mayıs“Çiftçiler günü” açıklamasında, “Mısır'dan kuru soğan, Suriye'den patates almakla 'Çiftçiler günü' kutlanmaz” dedi.
Mansur İriş, “Daha 10 yıl öncesine kadar kendi kendine yeten bir ülkeyken, 15  20 yıl öncesinde ise tarımsal ürünleri ihraç eden bir ülke iken bugün iktidar, halkımızı tanzim satış kuyruklarında bekler hale getirdi. Oysa üzerinde yaşadığımız topraklar bereket fışkırıyor” açıklamasını yaptı.
TARIM, REFORMLARIN İLK SIRASINA YAZILMALI
“Tarımı kendi haline bırakırsak mevcut eğilimler devam eder ve önümüzdeki 10 yılda ithalat ihracatı geçer. Tarım ihracatçısı Türkiye tarım ithalatçısı durumuna düşer” diyen Mansur İriş,  “Özellikle buğdaydan ve hayvancılıktan başlayarak dışa bağımlılığın azaltılması için, yapılması gereken reformların başına tarım sektörü yazılmalı. Yeni bir farkındalık ve yeni bir hamle ile geleceği kazanabiliriz” uyarısında bulundu. 
BAKANLIK GENİŞ İMKÂNLARA SAHİP
Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının geniş imkânlara sahip olduğuna da değinen Mansur İriş; “60 bin memuru, 40'tan fazla Ziraat Fakültesi, 50 binden fazla Ziraat Mühendisimiz var. Buna rağmen Sırbistan'dan et, Bulgaristan'dan saman, Rusya'dan buğday, Mısır'dan Kuru soğan, 7 yıldır savaş ülkesi olan Suriye'den patates ithal ediyoruz. Bu nasıl bir 'Yerli ve Milli' tarım politikasıdır?” dedi.
ÇİFTÇİNİN BORCU 100 MİLYARI AŞTI
AKP Hükümeti görev başına gelmeden önce, yani 2002 yılında çiftçinin kredi borçları sadece 530 milyon TL iken aradan geçen 16 yılın ardından 2018 yılı Eylül ayı itibariyle çiftçinin borcunun 100.5 milyar TL'ye yükseldiğine dikkat çeken Mansur İriş, şöyle devam etti:
“BDDK verilerine göre çiftçinin kredi borçlarında son 16 yılda 190 kart artış olmuş. Neredeyse ipoteksiz arazi kalmadı. Ürettiği ürünü değerinde satamayan ve başta mazot ve gübre olmak üzere yüksek girdi maliyetleriyle beli bükülen, bankalara olan kredi borçları katlanarak artan çiftçi, gün geçtikçe zor duruma düşüyor. Çiftçiler gününü kutlayalım ama senede bir gün çiftçiler gününü kutlamak dertlerine derman olmuyor. Refahyol Hükümetinin yaptığı gibi; bütçeden gerekli tarımsal destekleme yapılmalı, çiftçinin en önemli giderleri arasında bulunan gübre, mazot ve ilaç vb. 'tan vergi alınmamalı.  Ürününü değerinde satabilmeli.” 




Bu haber 19 defa okunmuştur.

Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER KIRKLARELİ Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
  1. Bebişler
  2. Yurdum İnsanı
  3. FANTASTİK
  4. ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Oflu Hoca Trakya'da - Üzeyir ile Halime (13 Nisan'da Sinemalarda)
    Oflu Hoca Trakya'da - Üzeyir ile Halime (13 Nisan'da Sinemalarda)
  • Oflu Hoca Trakya'da - Üzeyir ile Halime (13 Nisan'da Sinemalarda)
    Oflu Hoca Trakya'da - Üzeyir ile Halime (13 Nisan'da Sinemalarda)
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Aytaç Doğan İç Benim İçin
    Aytaç Doğan İç Benim İçin
  1. Oflu Hoca Trakya'da - Üzeyir ile Halime (13 Nisan'da Sinemalarda)
  2. Oflu Hoca Trakya'da - Üzeyir ile Halime (13 Nisan'da Sinemalarda)
  3. Osmanlı
  4. Kubat Ötme Bülbül
  5. Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  6. Aytaç Doğan İç Benim İçin
VİDEO GALERİ
YUKARI